12 Şubat 2011 Cumartesi

Kalbinizle Yaptığınız her şey..

"Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir".... Mevlana'nın sözü..

İki gün önce posta kutumda buldum bu yazıyı, işin tuhaf yanı göndereni tanımıyordum. Çoklu guruplara gönderilen ve her gönderenin bir o kadar daha gurubu ekleyerek neredeyse bir "mail tarikatına" çevirdiği maillerden sanmıştım oysa.
Hayatın dakikaları çok farklıdır; hızı, süresi, başlangıcı, bitişi. Bunu yarattığımız zamana endeksleyince sıradanlaşıyoruz, ne garip. Yani olağan hayatı seçersek her şey yolunda. Hayatın dakikalarını sarmalayıp bileğimize bağladığımızda ise sokaktan geçen biri "saat kaç birader" diye sorunca onu yanıtlayamıyoruz bir türlü.

Bazen düşünüyorum hayatın dakikalarıyla mı yaşamalı, yarattığımız ve 6 milyardan fazla insanın uyduğu dakikalarla mı?

Cevap aslında herkesin kendisinde değil mi? Buraya ne yazarsa yazsın şu parmaklar, cevabı okuyanlarda. Hayatın dakikalarıyla yaşayınca acaba aldığımız kararlar, edindiğimiz tecrübeler yaratılan zamana göre anlık ve hayatın dakikaları baz alınınca yıllara mı bedel?

Aslında her sorunun cevabı içinde gizli değil mi? Bu da bir soruydu ve cevabı içindeydi. Cümlenin sonuna gene "değil mi?" eklesem bir mantık sarmalı yaratırdım.

Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir... Hadi analizini yapayım bu sözün ve getirdiği anlamın.. kendimce..

Sondan başlayacağım, yani edilgen eylemden "geri dönecektir". Demek ki bir şeyler gidiyor, uzaklaşıyor. Peki o giden ne? Bu beni etken eyleme götürüyor: "Kalbinizle yaptığınız her şey". Kalple yapılan şeyler nedir? Sevmek, nefret, iyilik, kötülük? Birbirinin karşıtı olan ama belki de zıttıyla var olan tüm duygu kümeleri, kalp ile yapılan. Esas nokta da bu; kalp ile yapılan, yürekten olan, öylesine değil, yapmak için değil.

Ben kalp ile yapacağım, ama o bende kalmayacak, gidecek. Demek ki yürek ile yapılan gitmeli önce, sende bende kalmamalı, terk etmeli, tutulmamalı, bırakılmalı, özgür kılınmalı. Sonra da bekleme süresi, gelmesi için. Nasıl gelecek bilinmiyor, ne zaman nereden ya da. Ama gelecek bu kesin.

Ters bakış açısıyla: "Kalbinizle yapmadığınız her şey size geri dönmeyecektir". O halde gidip geri dönecek her şey kalbimizdendir. İçimizde kalanlar ise yürek dışı olanlardır.

Hayatın dakikaları... gönülden yapılanlar... gidenler... geri dönenler... gitmeyip bizde kalanlar....

İletişimde bulunduğumuz insanların çokluğu bizi Greenwich'e yaklaştırırken, kendimizde gözlerimizi açtığımız o yalnız her dakika, hayatın dakikalarına ekleniyor aslında. Yüreğimize sığınıp, ışıkları açıp, kendimizde kaldığımız o sadece bize ait olan her dakika...

Yorum olabilir ama yorumlara yorum olmayacak, çünkü buraya yazılan her yazı hayatın dakikalarında yazılacak, sadece hayatın dakikalarında...

2 yorum:

  1. Günlerdir bloga girmiyordum.
    Özlemişim bu güzellikleri...

    Kalbimden vurdu bu yazı beni,bugünkü kalbimden geçenleri en güzel Can yücel anlatmış ve diyor ki

    Can Yücel - Bıraksaydın da yalnız kalsaydım..

    Keşke hep masum kalsaydın benim için,
    Uzaktan ve duvarlara dayanarak izleseydim s...eni,
    Keşke tanışmamıza hiç fırsat olmasaydı,
    Ve seni hayatıma şeker misali karıştırmasaydım,
    Hayat kavramım senden ibaret olmasaydı keşke,
    Seni hayatımın öznesi yaptım da ne oldu?
    Her gece bir acı, her anımda yaralı bir kalp.
    Öznesi olmayan bir hayata mahkûm bir nesne kaldım sayende,

    Oysa ne kadar masumdun önceleri,
    Bir gülerdin dünya gülerdi sanki
    Kazara göz göze gelsek yıkılırdı içim,
    Öpülesi bir el uzanırdı tenime.
    Dokunurdu içime işlercesine.

    Ne güzeldi eskiden, uzaktan seyreder,
    En yakınlarıma anlatırdım seni,
    Ne masumdun sen bana...
    Aniden çıkınca karşıma,
    Yağmuruna kavuşmuş toprak misali sevindi yüreğim

    YanıtlaSil
  2. Betül.... yorumlara yorum yok dedim ama... O kadar güzel bir katkı yapmışsın ki... Ne denli teşekkür etsem az sana ve Can Yücel'e.

    YanıtlaSil